İhracatta yeni ufuklara doğru

Türkiye’nin 2018 yılı ihracat değeri bir önceki yıla göre yüzde 7,1 artarak 168,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Cumhuriyet tarihinin rekoru anlamına gelen söz konusu ihracat değeriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe ve Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Hadi Karasu; ihracatçıların 2019 yılı hedeflerini aktardı.

Ekonomi dünyasının kanaat önderleri, özellikle tekstil sektörünün 2019 yılında kaydetmeyi planladığı gelişmenin, ülke ihracatının ulaşmayı hedeflediği yeni ufuklara yapacağı katkılar hakkında da bilgi verdi.

TİM Başkanı İsmail Gülle

“2019 ‘İhracatta Sürdürülebilirlik ve Yenilik’ yılı olacak”

2019 yılında 182 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşmayı planlayan Türkiye’nin ihracatçıları; çalışmalarını 2019 yılının ilk günlerinden itibaren aralıksız sürdürüyor. 2018 yılında Cumhuriyet tarihi rekoruna imza atılmasında ihracatçıların büyük özverisi var kuşkusuz. Bölgesinde önemli bir siyasi ve ekonomik aktör konumunda olan Türkiye, gelecek yıllarda da mevcut güçlü ticari ilişkilerini devam ettirerek potansiyel büyümesini sürdürme hedefinde. Bunu yaparken de gerek yakın, gerek uzak coğrafyalarda daha etkin olunması ve potansiyel pazarlara erişilmesi hedefleniyor.

Türkiye’nin 2018 yılında ortaya koyduğu söz konusu ihracat başarısını ve 2019 yılı hedeflerini değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Türkiye’nin küresel ticaretteki kahramanları olan ihracatçılar için 2019 yılının “İhracatta Sürdürülebilirlik ve Yenilik” yılı olacağını söyledi. Dünya ekonomisinin küresel ticaret savaşlarının gölgesinde 2018’i zor bir yıl olarak geride bıraktığını söyleyen Gülle, “Türkiye bu dönemde stratejik ortak ve uzun soluklu bir müttefik olan ABD ile ağustos ayında doruğa ulaşan bir gerginlik, ardından ilişkilerde hızlı bir iyileşme ve sonrasında yeni bir diplomatik ilişki döneminin kapılarının aralandığı bir süreç yaşadı. Türkiye’nin ekonomi ve ticaret diplomasisinin saha neferleri olan ihracatçılarımız, tüm bu küresel gerginliklere rağmen 2018’de rekorlara koştu. Bu rekorlar sayesinde, Türkiye’nin 2018 yılındaki ekonomik büyümesinin 1.4 puanı; yani en az yarısı net ihracatımız sayesinde gerçekleşmiş olacak. 2019 yılında da büyüme hedefi olan yüzde 2,3’ün bu defa üçte ikisi, 1,5-1,6 puanı net ihracattan gelecek. Bu nedenle, TİM ve Türkiye’nin küresel ticaretteki kahramanları olan ihracatçılarımız için, 2019 ‘İhracatta Sürdürülebilirlik ve Yenilik’ yılı olacak” dedi.

İhracatçıların hedefinin “Dış ticaret fazlası veren Türkiye” olduğunu hatırlatan Gülle, “Bunu yakalamamız için 2018 yılı ikinci çeyreğinden bu yana ülke ihracatının yakaladığı pozitif büyüme trendini korumak ve daha da güçlendirmek adına, her türlü katkıyı sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu. Gülle, gelinen noktada sadece ihracat rakamlarında sıçramaya değil, ağırlıklı olarak ihracat hacminde sürdürülebilir bir ivme yakalamaya odaklanılması gerektiğinin de altını çizdi.

İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe

Hazır giyim endüstrisi 2018’i 15,8 milyar dolarlık ihracatla kapattı

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, hazır giyim endüstrisinin 2018’de 17 milyar 642 milyon dolarlık ihracatla ikinci büyük sektör konumunda bulunduğunu ve bir önceki yıla göre yüzde 3,6 oranında artıda olduklarını söyledi. Gültepe, miktar bazında da yüzde 7’lik bir artış sağladıklarını ve net ihracatta açık ara tüm sektörlerin önünde olduklarını dile getirerek, Türkiye’nin cari açığının kapatılmasına geçen yıl 15,8 milyar dolar katkı yaptıklarını belirtti. Gültepe, tüm zorluklarına rağmen genel olarak başarılı bir yılı geride bıraktıklarının altını çizerek, 3 yıllık durgunluk döneminin ardından ihracatta yeni bir sıçrama hamlesi yakaladıklarına değindi. Gültepe, şöyle devam etti: “Türkiye hazır giyim ihracatının yüzde 71’ini Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıyor. En büyük pazarımız olan AB’de artan rekabet ve ekonomilerdeki kısmi olumsuzluklara rağmen ihracatımızı artıda bitirdik. Özellikle İspanya, Hollanda ve Rusya pazarlarındaki yüksek performans ihracatımıza olumlu yönde yansıdı. Öte yandan 2016 ve 2017 yıllarında ülkemize gelmekte tereddüt eden alıcıların yeniden Türkiye’ye yönelmeleri de bu artışta etkili oldu. Tüm olumsuzluklara rağmen 2019’a yüzde 10’luk ihracat artışı hedefi ile başladık. Mevcut 510 binin üzerindeki istihdamı koruyup Anadolu’daki yeni yatırımlar ve ihracatta yüzde 10’luk artış doğrultusunda yeni istihdam yaratmaya çalışacağız.”

TGSD Başkanı Hadi Karasu

Hazır giyim sektörünün 2019 ihracat hedefi 19 milyar dolar

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Hadi Karasu, hazır giyim sektörünün 2018 yılı performansı ile 2019 ve sonrasına dair beklentileri hakkında bilgi verdi. Sektörün üretim gücü, istihdama katkısı ve katma değerli ihracatı ile ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Karasu, Türkiye’nin 2018’de hazır giyim harcamalarının 28 milyar TL artışla 165 milyar TL’ye yükseldiğini ifade etti. Karasu, 2018 yılı ihracatının ise 18 milyar dolara yaklaştığını ve 2019’da 19 milyar dolarlık ihracat hedeflediklerini söyleyerek, 2018’de hazır giyim iç pazarının da yüzde 20 büyüyerek 137 milyar TL’den 165 milyar TL’ye çıktığına değindi.

Türkiye’nin hazır giyim ve konfeksiyon üretiminde aynı zamanda küresel bir aktör olduğunu hatırlatan Karasu, şöyle devam etti: “Ülkemiz dünyanın 5’inci büyük hazır giyim tedarikçisi. 2017’de 515 milyar dolar olan küresel hazır giyim ticaretinden 17 milyar dolarla yüzde 3,3 pay aldık. İhracatta 2018 yılına kadar önceki 5 yıl boyunca durağan bir dönem geçirdik. Türkiye olarak mevcut ihracatımızı 10 kat arttıracak potansiyele sahibiz. Potansiyeli harekete geçirerek, geçmiş 5 yılın farkını kapatmak ve ihracatımızı 5 yılda 25 milyar dolara çıkarmak için yol haritamızı uygulamaya koyduk. Teslimatta hızlanma isteğiyle, coğrafi yakınlığımızı ve hızımızı kullanarak, yakın pazarlarımızla sıcak teması sürdüreceğiz.

Dijitalleşmeye artan taleple oluşan globalleşmeye karşı Endüstri 4.0’a dönüşüm sürecini gerçekleştireceğiz. Tasarım ve marka odaklı yüksek katma değerli üretimle, sürdürülebilirliği gündemde tutarak ve en nihayet ekonomik belirsizliklere karşı finansal tedbirler alarak hedefe daha hızlı ulaşabilmek için firmalarımıza her türlü desteği vereceğiz. Hazır giyim sanayi üretimi 2018’de yüzde 8’lik bir büyümeyi yakaladı. Büyümenin 5 – 6 puanı ihracat, 2 – 3 puanı ise iç pazar kaynaklı. Kapasite kullanımında yüzde 80’e dayandık. Hazır giyim iç pazarı ise yaklaşık yüzde 20 büyüdü. 2017’de 137 milyar TL olan hazır giyim iç pazar harcamamız 28 milyar TL artışla 165 milyar TL’ye ulaştı. Farkın yüzde 17 – 18’i fiyat artışlarından kaynaklanıyor. Reel olarak pazarda yüzde 2 – 3 düzeyinde bir büyümeden söz edebiliriz. İhracatta ise yaklaşık yüzde 5’lik bir büyüme ile 18 milyar dolara yaklaştık. Zorlu bir yıl olmaya aday görünen 2019’da hazır giyim ihracatımızı 19 milyar dolara çıkaracağımızı öngörüyoruz. Yurt içinde ise dengeleme politikaları ile birlikte hazır giyim harcamalarında reel büyümenin yine yüzde 2 – 3 aralığında kalacağını tahmin ediyoruz.”

“Hazır giyim üretimini iki yılda yüzde 20 büyütüp 50 milyar dolara çıkarabiliriz”

Sektörün ağırlıklı olarak 40 – 50 yıllık teknoloji ile üretim yaptığını hatırlatan Karasu, kapasite kullanımında yüzde 80’e dayandıklarını ve Endüstri 4.0 uyumlu yatırım yapmak ve mevcut tesislerin teknolojisini yenilemek zorunda olduklarını belirtti. Karasu, Türkiye’nin en önemli sorunları arasında yer alan işsizliği hazır giyim sektörünün çözebileceğini iddia ederek, konuyla ilgili projelerinin hazır olduğunu ve gerekli kaynak desteğinin sağlanması halinde sektörde halen 40 milyar dolar düzeyinde bulunan üretim değerini, iki yılda yüzde 20 artışla 48 – 50 milyar dolara çıkarabileceklerini kaydetti.

Sektör olarak üretimlerini arttırmalarının daha fazla istihdam, daha fazla ihracat ve daha fazla döviz anlamına geldiğini ifade ederek, devlet bankalarının açacağı limitli finansmanın, hazır giyim gibi net döviz girdisi sağlayan, katma değer üreten ve istihdam yaratan sektörlere kullandırılması halinde pozitif geri dönüşün çok daha hızlı bir şekilde alınacağını sözlerine ekledi. Karasu, şöyle devam etti: “Küresel pazarlarda rekabet için hız son derece önemli. Mevzuattan kaynaklı birtakım engeller, sektörde zaman ve enerji kaybına neden oluyor ve motivasyonu düşürüyor. Sektörün hızını kesen engellerin kaldırılması için kamu otoritesi ile mevcutların yanı sıra, yeni iş birliği kanalları geliştirmeyi önceliklerimiz arasına almış durumdayız.”