Bir Dilekle Başlayan Yolculuk

Bir Dilekle Başlayan Yolculuk

Bazı anlar vardır; çok konuşulmaz, anlatmak için büyük cümlelere ihtiyaç duyulmaz ama insanın içinde uzun süre yankılanır. Sessizdir, ağırdır ve kalpten geçer. Benim için bu anlardan biri, Sosyal Sorumluluk Kulübü bünyesinde hayata geçirdiğimiz Dilek Ağacı Projesi ile başladı. Bu proje, yalnızca bir sosyal sorumluluk çalışması değil; aynı zamanda bu alandaki ilk adımım, ilk gerçek yüzleşmem ve insan olmanın anlamını yeniden düşündüğüm çok özel bir yolculuktu.

Bir ağacın dallarına asılan küçük kâğıtlar ilk bakışta oldukça sade görünüyordu. Renkli iplerle tutturulmuş, üzerine birkaç kelime yazılmış küçük notlar… Ancak yaklaştıkça anlıyordunuz ki her biri, bir çocuğun dünyasından kopup gelmiş çok gerçek bir duyguyu taşıyordu. O kâğıtlara yazılan dilekler, yetişkinlerin alışık olduğu uzun cümlelere benzemiyordu. Daha kısa, daha doğrudan ve filtresizdi. Belki de bu yüzden, insanın kalbine hiçbir engelle karşılaşmadan ulaşıyordu.

Dilekleri tek tek okudukça fark ettim ki burada yazılanlar yalnızca bir şey istemek değildi. Bunlar; görülme, fark edilme ve değerli hissetme ihtiyacının sessiz ifadeleriydi. Bir çocuğun dileği bazen bir oyuncak, bazen sıcak bir mont, bazen de çok basit bir cümleydi. Ama hepsinin altında aynı duygu vardı: “Beni gör. Beni unutma.” Bu sessiz çağrı, dileklerin arasından yükseliyor ve insanın içini yavaş yavaş ağırlaştırıyordu.

Bu proje benim için ilk olduğu için, her anını çok daha derinden yaşadım. Bazı dilekleri okurken durduğum, hatta bir süre devam edemediğim anlar oldu. Çünkü bazı cümleler, insanın kalbini hazırlıksız yakalar. O anlarda şunu fark ettim: Sosyal sorumluluk, sadece bir şey vermek ya da bir ihtiyacı karşılamak değil; orada gerçekten bulunabilmek, bir başkasının duygusuna temas edebilmekti. Sessizce yanında durabilmekti.

Etkinlik günü geldiğinde, dileklerin gerçeğe dönüşmesine tanıklık etmek bambaşka bir anlam kazandı. O anlarda söylenen sözlerden çok, gözlerde beliren ifadeler konuşuyordu. Bir çocuğun hediyesini eline aldığında yaşadığı o kısa duraksama, sonra yüzünde beliren çekingen ama derin gülümseme… İşte o an, yapılan her şeyin nedenini tek başına anlatıyordu. Çünkü bazı mutluluklar sessiz yaşanır ve en gerçek olanlar da onlardır.

O gün şunu çok net hissettim: Bir dileğin gerçekleşmesi elbette çok kıymetliydi ama bazen asıl iyileştirici olan, bir çocuğun kendini yalnız hissetmediğini fark etmesiydi. O an göz göze gelmek, bir tebessümü paylaşmak, “buradayım” demek… Bunlar, kelimelerin anlatamayacağı kadar güçlüydü.

Yeşim Grup'un “Önce İnsan” anlayışı, bu projenin her aşamasında hissedildi. İnsan odaklı bir bakış açısının yalnızca bir ilke değil, gerçek bir duruş olduğunu görmek; bu süreci benim için daha da anlamlı kıldı. Birlikte üretmenin, birlikte hissetmenin ve birlikte iyiliği çoğaltmanın ne kadar güçlü bir etki yaratabileceğini bu proje sayesinde çok net gördüm.

Bu süreç bana şunu öğretti: Sosyal sorumluluk tek seferlik bir yardım değil, insanın kalbinde açılan uzun bir yoldur. O yolda yürürken insan, başkalarına olduğu kadar kendine de yaklaşır. Ben bu projeyle yalnızca çocukların dileklerine değil kendi iç sesime, kendi vicdanıma da kulak verdim. Nerede durduğumu, neye dokunduğumu ve neden bu yolda yürümek istediğimi yeniden düşündüm.

Dilek Ağacı Projesi, benim için bir başlangıçtı. Ama sıradan bir başlangıç değil… İnsanı yavaşlatan, derinleştiren ve dönüştüren bir başlangıç. Bir ağacın dallarına asılan dilekler, aslında geleceğe bırakılan sessiz notlardı. “İyi insanlar var” demenin en sade, en gerçek haliydi. Ve o dileklerin arasında yürürken, iyiliğin hâlâ çoğalabildiğine yeniden inandım.

Bugün geriye dönüp baktığımda, Dilek Ağacı’nı sadece bir proje olarak değil; kalbimde filizlenen bir sorumluluk duygusu olarak görüyorum. Bu ilk adım, bana iyiliğin bulaşıcı olduğunu ve paylaşıldıkça çoğaldığını gösterdi. Bundan sonra atılacak her adımda, o ağacın dallarında asılı kalan dileklerin sessiz rehberliği olacak.

Çünkü bazı yolculuklar bir yerde bitmez.

İnsanın kalbine dokunduğu yerde başlar ve umutla devam eder...

Burcu ERGUVAN 
Yeşim Grup Sosyal Sorumluluk Kulübü Lideri