Güvenle Başlayan, Birlikte Güçlenen Bir Yolculuk

Güvenle Başlayan, Birlikte Güçlenen Bir Yolculuk

Yeşim’de geçirdiğim 12 yıl boyunca, iş hayatında başarının yalnızca yapılan işle değil insanlarla kurulan güçlü bağlarla da şekillendiğine inandım. Benim için ekip ruhu; aynı hedef doğrultusunda çalışmanın ötesinde, birbirini anlamak, desteklemek ve gerektiğinde birbirine güç verebilmektir. İnsanları dinlemeyi, onları anlamaya çalışmayı ve kendilerini rahatça ifade edebilecekleri bir ortam oluşturmayı çok önemsiyorum.

İnsanlarla kurduğum ilişkilerde güvenin çok özel bir yeri var. Karşımdaki insanı gerçekten dinlemeye, göz teması kurmaya ve kendisini rahatça ifade edebilmesine alan açmaya özen gösteriyorum. Çünkü bazen bir insanın ihtiyacı olan şey, hemen bir çözüm bulmaktan önce, kendisini anlayan birinin varlığını hissetmektir. Benimle paylaşılanların bir emanet olduğuna inanıyor, bu güveni korumayı önemsiyorum.

Samimiyetin, enerjinin ve gülümsemenin insanları birbirine yaklaştırdığına inanıyorum. Farklı karakterlerle ortak bir dil yakalayabilmek, bulunduğum ortama uyum sağlamak ve birlikte çalıştığım insanlara kendilerini değerli hissettirmek, iş hayatında benim için her zaman önemli oldu.

Bazen Bir Cümle, Bakış Açınızı Değiştirebilir

Önceki departmanımda, direktörümüzün önderliğinde bir kitap kulübümüz vardı. Her ay kişisel gelişim kitapları okur, kitaptan kendimize çıkardığımız dersleri paylaşır ve birbirimizin düşüncelerini değerlendirirdik.

Bir gün, okuduğumuz kitap üzerine konuşurken kendimle ilgili önemli bir farkındalığımı paylaştım. O denemlerde, henüz gerçekleşmemiş olaylar hakkında bile olumsuz düşünmeye eğilimliydim. Örneğin, müşteriden yeni bir talep geldiğinde, ‘’Kesin bu zor modeller benim ekibime gelecek.’’ diye düşünüyor, daha ortada bir şey yokken kendimi olumsuz bir beklentinin içine sokuyordum. Arkadaşlarım da beni tanıdıklarını ve bu düşünce biçiminin gerçekten bana özgü olduğunu söylediler.

 

O gün direktörümüzün söylediği bir söz, hayatımda iz bıraktı. Bana, olumsuzlukları daha gerçekleşmeden düşüncelerimle hayatıma davet ettiğimi anlattı ve bundan sonra hem iş hem de özel hayatımda olumlu düşünmeye, kendime her şeyin güzel olabileceğini hatırlatmaya odaklanmamı önerdi.

O anı ve o günü hiç unutmuyorum.

Kendi kendime kaldığımda söylediklerini düşündüm. Gerçekten de henüz yaşanmamış olaylar için olumsuz senaryolar kuruyor, kendimi daha en başından kaygının içine çekiyordum. Bunun farkına varmak, düşünce biçimimi değiştirmek için attığım ilk adım oldu.

Zamanla olumsuz ihtimallere odaklanmak yerine olaylara daha olumlu yaklaşmaya çalıştım. Her şeyin kötü gideceğini var saymak yerine, güzel sonuçların da mümkün olduğunu kendime hatırlattım. Böylece olayları karşılama biçimimin değiştiğinin ve olumlu gelişmeleri de daha fazla fark etmeye başladığımı gördüm. Bu deneyim bana önemli bir şey öğretti: Her şeyi kontrol edemeyiz ama olaylara nasıl yaklaştığımızı değiştirebiliriz.


Öğrendiğimi Ekibimle Paylaşmak

Bugün bu farkındalığı yalnızca kendim için değil ekibim için de önemsiyorum. Birlikte çalıştığım arkadaşlarıma her fırsatta şunu söylüyorum: “Bir iş geldiğinde daha  en başından olumsuz düşünmeyin. ‘Yapamam’ demek yerine, ‘Ben bunu hallederim, yapabilirim.’ Deyin.” Çünkü bir işe hangi düşünceyle başladığımızın, o işe yaklaşımımızı etkilediğine inanıyorum. Elbette her iş kolay olmayabilir ve her şey planladığımız gibi gitmeyebilir. Önemli olan, daha başlamadan kendimize engel olmak yerine çözüm odaklı düşünmek, kendimize güvenmek ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmaktır.

Bir zamanlar benim bakış açımı değiştirmeme vesile olan o sohbetin bugün kendi ekibime de ilham vermesini istiyorum. Bana dokunan bir farkındalığı başkalarına aktarabilmek, iş hayatında benim için ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü benim için ekip liderliği yalnızca işi takip etmek ve sonuç almak değil birlikte çalıştığım insanların kendilerine inanmalarına, güçlü yönlerini fark etmelerine ve zorluklar karşısında cesaretlerini korumalarına da destek olmaktır.

Birlikte Güçlenmenin Değeri​​​​​​​

Yıllar içinde öğrendiğim en önemli şeylerden biri, güçlü ekiplerin yalnızca bilgi ve deneyimle değil, güven, anlayış ve dayanışmayla oluştuğu oldu. İnsanların kendilerini rahatça ifade edebildiği, fikirlerinin dinlendiği ve birbirlerine destek olduğu bir ortamın hem iş sonuçlarına hem de çalışma mutluluğuna değer  kattığına inanıyorum.

Benim için başarı, yalnızca ortaya çıkan sonuçlarla değil, o sonuca birlikte nasıl ulaştığımızla da anlam kazanıyor. İnsanlara dokunabilmek, deneyimlerimi paylaşabilmek ve bilikte çalıştığım kişilerin kendilerini değerli hissetmelerine katkı sağlamak, beni motive eden en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Çünkü bazen bir insanın hayatına dokunan tek bir cümle, onun kendi bakış açısını değiştirmesine vesile olabilir. O insanın öğrendiğini başkalarına aktarmasıyla da küçük bir farkındalık, koca bir ekibin ortak gücüne dönüşebilir.

Benim için güvenle başlayan, samimiyetle büyüyen ve birlikte güçlenerek devam eden iş hayatı yolculuğunun anlamı tam olarak bu.

Sevinç ÜNAL
BU3 İş Akışı Ve Ürün Geliştirme Şefi