Şira Mercan: “İsmimiz, kaderimizi etkiliyor”

Şira Mercan
Araştırmacı Yazar ve İsim Uzmanı

Geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilen “Kelebeğin Dünyası” projesi söyleşileri kapsamında Yeşim Tekstil’e konuk olan Araştırmacı Yazar ve İsim Uzmanı Şira Mercan, etkinliğe katılan Yeşimlilere “İsimlerimiz kaderimizi nasıl etkiler?” başlıklı bir sunum yaptı. “İsmin kaderini nasıl etkiliyor?” ve “Bebeğin ismi” kitaplarının yazarı da olan Mercan, sunumunda isim enerjileri ve isimlerimizin hayatlarımızı nasıl etkilediği ile ilgili deneyimlerini paylaştı.

Etkinlik sonrası bir araya geldiğimiz Mercan, Önce İnsan Dergisi’ne özel açıklamalarda bulundu. Sahip olduğumuz isimlerin, hayatımıza doğrudan etkisi olduğu ile ilgili bir çoğumuzun fikri olduğunu söyleyen Mercan, kitaplarında da üzerinde durduğu üzere her ismin bir anlamı ve enerjisi olduğunu ve isimlerimizin hayatlarımızı son derece etkilediğini belirtti. Evrende her şeyin enerjiden oluştuğunu dile getiren Mercan, “Bu enerjiler bizim üzerimizde bir şekilde varlıklarını sürdürüyor. İsminiz her söylendiğinde o enerji açığa çıkıyor. O yüzden çocuklara doğru isimler koyup, doğru bir şekilde hitap etmemiz gerek. Hangi isimle hitap ettiğimiz ya da edildiğimiz son derece önemli. Ana prensip, hangi isim daha çok kullanılıyorsa, onun etkisinin daha çok yaşanacağıdır. Aslında bu prensip evrendeki genel prensiptir. Neyi daha çok tekrar edersek o gerçek olur. Atalarımızın söylediği çok temel bir atasözü var. “Bir şeyi kırk kere söylersen gerçek olur” derler. İşte bu prensip günümüzde kuantum fiziği mantığıyla açıklanıyor. Her şeyin enerji olduğu, bu evrende bir şeyi ne kadar çok tekrarlıyorsanız o şeyin sizin hayatınızın gerçeği olduğu ortada.” diye konuştu.

İsimlerle, astrolojiyle, sayılarla ve hayatımızda yaşadığımız her şeyle evren arasında gizli bir dil olduğuna dikkat çeken Mercan, bu dilin temel adının enerji olduğunun altını çizdi. Mercan, evrendeki tüm enerjilerin belli bir şekle büründüğünü kaydederek, “İsim olarak bildiğimiz her enerjinin de bir şekli vardır. Bizlerin de birer şekli ve ismi var. Hiç birimizin hayata karşı yaklaşım tarzı ve enerjisi birbiriyle aynı değil. Her ismin içinde farklı harfler, farklı anlamlar ve enerjiler var. Hepimizin isimlerimizle ilgili farklı deneyimleri var ve isimlerimizin etkileri son derece yüksek. Anadolu’da özellikle hastalıklarla mücadele eden çocukların isimlerini değiştirme geleneği vardır. Çünkü biliyoruz ki isim değişince kader de değişiyor. İsimlerini taşıdığımız aile büyükleri bu dünyadan ayrılırken bazı enerji defterlerini bizlere bırakırlar. Onların geçmişlerinde yaşadıkları olumsuzların izleri bizlere kadar sirayet eder. Söz konusu olumsuzlukların etkileri o ismi taşıyanda da görülebilir. O nedenle çocuğumuza isim verirken dikkatli olmamız gerekiyor. Vereceğimiz isim onun kaderini de etkileyecektir.” şeklinde konuştu. Mercan sözlerini şöyle sürdürdü: “Zor bir hayat yaşamış, hayatında hep sıkıntılar çekmiş ve artık hayatta olmayan bir büyüğünüzün adını sadece kimlikte yazsa bile çocuklarınıza vermemenizi tavsiye ederim. Tercih sizin elbette ama şu bir gerçek ki, o kişinin enerjisini de çocuğa aktarmış olursunuz. Böylece söz konusu o enerji kuşaklar boyunca taşınmış olur. Böylece genetik aktarımın yanı sıra enerji aktarımının da önünü açmış olursunuz. Bu noktada karar tamamen anne babaya kalıyor.”

Anne babalara da seslenen Mercan, “Doğacak çocuğunuzun enerjisini o daha dünyaya gelmeden hissetmeye çalışın” diyerek, isim verirken dikkat edilmesi gerekenler hakkında da şunları söyledi: “Önce ismin anlamına odaklanmak gerekir. Çok ağır anlamlar içeren isimler tercih edilmemeli. İsimler içlerinde negatif enerjiler barındırmamalı. Yağmur, Sarp, Doruk, Ateş, Savaş ve Mecnun gibi isimleri tercih etmemekte fayda var. Temel konu isimlerimizle mutlu olup olmadığımız. Eğer mutlu değilsek bunların sebeplerini iyi araştırmamız gerek. İsmimizin değişmesi bir yana, ismimizdeki bir harf bile değişse enerjimiz değişmekte. Örneğin ‘A’ harfinin başlatıcı, enerjiyi başlatan, öncü bir tarafı var. İsminde “A” harfi olan ya da ismi “A” harfi ile başlayanlar lider ruhlu ve mantıklı olabiliyor. Ayrıca duygusallığa kendilerini kaptırmıyorlar.”