Engin Çakır: “İnsan ruhunu önceleyen dergi”

Photo Graphica – Engin Çakır

“Neye yarar insan dünyaları kazanıp da ruhunu kaybettiyse?” demiş Shakespeare. Yapmak istediği vurgu gayet açık ve anlaşılır. Peki ya o insan, ruhunu nasıl kazanır?

İnsanoğlunun yüz yıllardır yarattığı tüm birikimleri düşünün. İlimi, bilimi, kültürleri, felsefeleri, dinleri, öğretileri, etiği… Hepsinin ortak derdi insana bir anlam yüklemektir. Tüm bunlara sahip insan ise çok kez bunlardan uzaklaşır. Aslında ruhunu hiçe sayar.

Önce İnsan dergisinin yapımına 10 yılı aşkın süredir emek veren birisi olarak şunu açıkça belirtmek en büyük vazifemdir. Merhum Şükrü Şankaya’nın “Önce İnsan” felsefesi ile yoğrulmuş bu derginin teması her zaman “insan”dı. Binlerce insan ağırladı sayfalarında. İnsan için üretilmiş modanın ve tekstilin ruhunu yansıttı. İnsanı insan yapan değerleri anlatırken kültürel birçok birikimi okuyucularıyla paylaştı.

Felsefeden kişisel gelişime, fütürizmden gezi yazılarına kadar her daim bir arayışı üstlendi; insan olmanın ne demek olduğunu… 100 sayısının her bir sayfasında insan ruhundan parçalar barındırdı. Kimi zaman sanatçıların dilinden dökülen kelimelerde kimi zaman da uzmanların bakış açılarında arayışını sürdürdü. Önce İnsan okuyucuları kendi ruhlarına onlarca transfer yaptı. Çünkü bu dergi insan ruhunun ta kendisi oldu.